bursa ilaçlama
 ilaçlaması
Marmara İlaçlama FacebookMarmara İlaçlama Twitter

esenler,esenler fotoğrafları,istanbul esenler,istanbul esenler fotoğrafları,istanbul esenler resimleri,esenler foto

esenler,esenler fotoğrafları,istanbul esenler,istanbul esenler fotoğrafları,istanbul esenler resimleri,esenler foto

ilaçlama,ilaçlama resimleri,ilaçlama resim,ilaçlma fotoğrafları,ilaçlama foto,ilaçlama resimleri,ilaçlama fotoğrafları,ilaçlama resimleri,ilaçlama

ilaçlama,ilaçlama resimleri,ilaçlama resim,ilaçlma fotoğrafları,ilaçlama foto,ilaçlama resimleri,ilaçlama fotoğrafları,ilaçlama resimleri,ilaçlama

ilaçlama,ilaçlama resimleri,ilaçlama resim,ilaçlma fotoğrafları,ilaçlama foto,ilaçlama resimleri,ilaçlama fotoğrafları,ilaçlama resimleri,ilaçlama

ilaçlama,ilaçlama resimleri,ilaçlama resim,ilaçlma fotoğrafları,ilaçlama foto,ilaçlama resimleri,ilaçlama fotoğrafları,ilaçlama resimleri,ilaçlama

ilaçlama,ilaçlama resimleri,ilaçlama resim,ilaçlma fotoğrafları,ilaçlama foto,ilaçlama resimleri,ilaçlama fotoğrafları,ilaçlama resimleri,ilaçlama

ilaçlama,ilaçlama resimleri,ilaçlama resim,ilaçlma fotoğrafları,ilaçlama foto,ilaçlama resimleri,ilaçlama fotoğrafları,ilaçlama resimleri,ilaçlama

Anasayfa  

Isıran Böcek Alerjileri

Konu Başlığı
:
Böceklerin ısırması sonucu gelişen allerjik belirtiler, sık olarak lokal, daha az oranda ise anafilaksi gibi genel reaksiyonlar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Ancak ki grup reaksiyon da, sokan böceklere oranla çok daha nadir şekilde; örneğin bazı araştırmalara göre 50 kat daha seyrek görülmektedir.
sokan böcekler,böcek sokması,böceklerde sokma,böcek ısırması   Sokan böceklerin aksine, ısran böceklerin venomları, alterjik reaksiyonların gelişiminde rol oynamamakta, buna karşılık tükrük bezi sekresyonlarındaki bazı proteinler etkili olabilmektedir.Klinik reaksiyonlar; Diptera takımındaki sineklerin, Hemiptera takımındaki tahtakurularının ve Siphonaptera’ya ait olan pirelerin çeşitli tükrük proteinlerine karşı gelişen slgE’ler aracılığıyla sadece duyarlılığı bulunan kişilerde ortaya çıkmaktadır.






Klinik Semptomlar

lsıran böceklerle gelişen klinik belirtiler, bazı istisnalar dışında, genel olarak sokan böceklerle oluşarılara benzemektedir. Orneğin sokan böceklerin hemen hepsi ile lokal reaksiyonlarda ağrı oluşmasına karşın, bazı ısıran böcek cinslerinde ağrısız lezyonlar gel işebilmektedir . Lokal allerjik reaksiyonlar; erken, gecikmiş veya miks tipler olmak üzere üç farklı şekilde görülebilir. Şişlik ve kızarıklık ile oluşan erken reaksiyonlar, kaşıntılı olup, ısırığı takiben 10-15 dakikada ortaya çıkarak, genellikle bir saat içinde kendiliğinden kaybolur. Gecikmiş reaksiyonlar ise, böceğin ısırmasından 12-24 saat sonra gelişen, birkaç günden bir haftaya kadar sürebilen kaşıntılı eritem ve papüllerden ibarettir. Bu reaksiyonlar; vesiküler, büllöz veya nekrotik hal alabilir. Sivrisinekler tarafından ısırılıp, erken lokal reaksiyon gelişen hastaların serumları incelendiği zaman, erken reaksiyonların tükrük proteinlerine karşı gelişen IgE aracılığıyla oluştuğu, buna karşılık lgG antikorlarının daha az derecede rol oynadığı görülmektedir.

jel ilaçlamaGecikmiş reaksiyonların ise, tükrük sekresyonlarına karşı hücresel immunite ile geliştiği ileri sürülmektedir. Çok nadir kişilerde, at sinekleri (Tabanus spp.) ve yırtıcı tahtakurularının (kissing bug Triatoma protracta) ısırması sonucunda anafilaktik reaksiyon gelişebildiği bildirilmektedir . Papüler ürtiker, özellikle pireler, sivrisinekler, çeşitli sinekler, tırtıllar ve Arachnida sınıfında bulunan maytlar, keneler ve örümceklerin genellikle ısırmaları, sokmaları, hatta ciokunmaları sonucunda oluşabilen, daha çok çocuklarda görülen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Klasik olarak, tekrarlayan kaşıntılı papüller veya vesiküller ve yaygın şekilde lokalize ödem plakları ile ortaya çıkmaktadır. Klinik tablonun şiddeti, genellikle ükrükteki veya temas edilen bölgedeki çeşitli proteinlere karşı konağın vereceği yanı- ta bağlı olarak değişmektedir . Son yıllarda sivrisinek ısırıklarına bağlı yaygın lokal reaksiyonlar ve ateş yükselmesi şeklinde ortaya çıkan yeni bir klinik tablo, 5 ayrı vakada bildirilmiş ve yapılan incelemeler sonucunda aslında bu tablonun bir hipersensitivite reaksiyonundan çok, EBVDNA’sı pozitif olan Natural Killer hücrelerin yer aldığı lenfoproliferatif bir hastalık olabileceği üzerinde durulmuştur. Malign Histiositozis veya son günlerde “Hemafagositik Sendrom” olarak isimlendirilen bu tablonun; lösemi, lenfoma veya viral bir infeksiyon ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Sivrisinek ısırıklarına bağlı lezyonlardarı yapılan biyopsi incelemelerinde küçük damarların etrafında anjiosentrik lenfomayı düşündüren atipik lenfositlerin bulunduğu gösterilmiştir.
Karasineklere bağlı çeşitli şiddette lokal reaksiyonlar gelişen vakalar bildirilmekteyse de, anafilaksi yok denecek kadar azdır . Zaten çok nadiren reaksiyona sebep oldukları için, karasineklerle ilgili yok denecek kadar az sayıda çalışma bulunmaktadır. Yakın zamanda karasineğe bağlı ciddi hipersensitivite atakları geçiren bir yaka bildirilmiştir. Bu hastada, karasinek ısırıklarına bağlı ciddi lokal selülit atakları, Guillain-Barre sendromu ve minimal değişiklik tipi nefrotik sendrom atakları gelişmiş ve deri testlerinde ciddi oranda duyarlılık tespit edilmiştir (98). Bu olgu, nadir de olsa, insanlarda karasinek ısırığına bağlı çok ciddi reaksiyonların gelişebileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Karasineklerin ısırmasıyla oluşan reaksiyonların tamamına yakını lokal tahriş sonucu gelişmekte; ancak çok küçük bir kısmı lgE aracılığıyla ortaya çıkmaktadır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için karasinek ısırmasıyla gelişen deri reaksiyonları, Farkas ve arkadaşları tarafından;
 1-Odematöz,
 2- Eritematöz ve ödematöz,
3-Erizipeloid,
4- Intlamatuvar ve enduratif,
5-Hemorajik plaklar ve nodüller ve
6-Hemorajik vesiküller olmak üzere 6 grupta toplanmıştır.

Triatomalar, tıp literatürüne ilk olarak Chagas hastalığı’ olarak bilinen Trypanosomiazis ile girmiştir. Daha sonra yapılan incelemelerde bu böceklerin bazı türlerinin, insanlarda görülen lokal deri reaksiyonlarından ve nadiren gelişen sistemik anafilaksiden sorumlu olduğu bulunmuştur.

ilaçlama,ev ilaçlama Böcek ısırıklarına bağlı olarak insanlarda gelişen sistemik reaksiyonlardan genellikle Triatoma türleri sorumludur. Batı ve Güneybatı Amerika’da sıkça rastlanılan Triatomalar önemli anafilaksi nedenleridir.Bu böcekler, karakteristik olarak omurgalı hayvanları ağrısız şekilde ısırarak, kan emerler. Geceleri binaların içlerine giren bu böcekler, kurbanlarını genellikle uykuda yakalayarak, ısırdıkları bölgede eritematöz bir plak oluştururlar. Triatomalar, uykudayken ağrı vermeden ısırdıkları için farkedilememekte ve onlara karşı gelişen allerjik reaksiyonların insidansı kesin olarak bilinmemektedir. Triatoma ısırıklarına bağlı gelişen reaksiyonların özelliklerini, insidans ve prevalansını ortaya koyarak, bu konuya açıklık getirecek epidemiyolojik çalışmaların yapılması gerekmektedir .
 
Kedilerde yaşayan pirelerin, insanlarda daha sık oranda solunum yolu allerjilerine neden olduğu görülmüştür. Bu duruma, kedilerin diğer hayvanlara oranla insanlarla daha sıkı şekilde temas etmelerinin sebep olduğu düşünülmektedir.
Daha önce de değinildiği gibi insanlarda, pirelerin ısırması sonucu ‘papüler ürtiker’ lezyonlarının gelişebildiği görülmektedir. Bu ciddi tablo genellikle ayak bileklerınden başlayarak, birkaç haftada tüm vücuda yayılır ve ancak aylar sonra kendiliğinden geçer (96). Yapılan çalışmalarda papüler ürtikerin; hem IgE grubu antikorlar, hem de hücresel immuniteyle gelişen karmaşık bir immun yanıt sonucu oluştuğu saptanmıştır.

Böcek olarak kabul edilmemelerine rağmen insanlarda Lyme hastalığı gibi önemli hastalıklara neden oldukları in Arachnida sınıfındaki Acarina takımına ait kenelerden bu bölümde kısaca bahsedilecektir.

Allerjik reaksiyonlardan sorumlu olan keneler genellikle lxodiae ailesinde bulunan yumuşak kenelerdir. Örneğin; Argas reflexus türünün, güvercin ve geyiklerde felç oluşturabilecek şiddette sistemik alleı’jik reaksiyonlara neden olduğu bildirilmiştir.

Klinik Önemi Olan Isıran Böceklerin Sınıflanması

ilaçlamaHymenoptera’1a olduğu gibi, bazı ısıran böcek türlerinin herkesçe kabul edilmiş Türkçe karşılığı bulunmamakta ve daha çok sınıf veya takım düzeyinde adlandırma yapılmaktadır. Bu nedenle bu bölümdeki birçok tür, Latince ve Ingilizce adlarıyla ele alınacaktır.

Kanla beslenen böceklerin 400’den fazla cinsi, 14,000 civarında değişik türü bulunmaktadır. Kan emen (hematofagus) böceklerin büyük bir çoğunluğu; Diptera (sinekler), Hemiptera (tahtakuruları) ve Siphonaptera (pireler) takımlarında bulunurlar (95). Ayrıca daha önce de değinildiği gibi lnsecta sınıfının dışında kalan Arachnida sınıfındaki Acarina takımına giren keneler de bu bölümde kısaca ele alınacaktır.

Coleoptera takımına ait kınkanatlı böceklerin, özellikle bazı suda yaşayan türlerinin insanları ısırabildiği, ancak ciddi allerjik reaksiyonlara neden olmadığı belirtilmiştir. Birçok böceğin larva formunun da, insanları ısırmaları sonucunda nadiren allerjik reaksiyonlara sebep olabildiği görülmüştür. Ayrıca yine seyrek olarak örümcek ısırıklarına bağlı IgE oluşumu ile seyreden allerji vakaları bildirilmektedir.
ev ilaçlama